inceleyin

Türkiye'nin Girişimcilik Ekosistemi Büyüyor 02 Ekim 2020

Türkiye geleceğe yönelik pek çok startup girişimiyle şimdiden ümit vaadeden ülkelerden biri. Türkiye bir marketplace ve benzeri sektörler için yaratıcı bir ortam. İşe bir başka açıdan baktığımızda, kişi başına düşen girişimcilik yatırımları anlamında şu anda 1 doların altında dolaşıyoruz. Bu tutarın global rekabet için en az 10 dolar ve üstü seviyelere çıkması gerekiyor. Bu da girişimlere her sene 800 milyon dolar üzeri yatırım yapılması anlamına geliyor. Bunun yolu ise hem daha global düşünen girişimcilere ihtiyaç var hem de global düşünen bu girişimcilere yatırım yapacak daha çok yatırım fonuna ihtiyaç var.

Türkiye gelişmekte olan, dinamik ve yeniliklere açık bir ülke. En son teknolojilere adaptasyon yeteneğimiz genç nüfusumuzla bir araya geldiğinde, girişimcilik açısından son derece elverişli bir iklim ortaya çıkıyor. Türkiye girişimcilik ekosistemini teknoloji ve internet temelli girişimleri odağına alarak takip eden ve analitik veriler sunan Startups.Watch’un raporuna göre, 2018 yılında toplam 103 milyon dolarlık yatırımla Türkiye’nin girişimcilik tarihinde bir rekora imza atıldı. Özel sermaye yatırımlarıyla beraber yatırımlar 177 milyon doları geçti. Toplam 167 girişime, ticaret sicil gazetesine kayıtlı yatırım gerçekleştirildi. 2017 yılındaki toplam yatırımın 51 milyon dolar olduğu düşünülünce, ikiye katlanan bir başarıyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bu başarı tablosunda; hem yatırımcıların startup’lara güveninin hem de girişimcilerin cesaret, bilgi ve öngörüsünün artmasının önemli etkisi var. Buna ilaveten, kuluçka merkezleri, hızlandırma projeleri ve hackathon etkinlikleri sayesinde startup’larla daha yakın ilişkiler kuran kurumların da, girişimlere yatırım oranının artarak yüzde 7,6’ya yükseldiğini görüyoruz.

 

Startup’ların girişimcilik ekosistemi içindeki yeri büyüyor        

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de internet alt yapısının ve iletişim başta olmak üzere teknolojinin birçok alanda hızla gelişmesi, girişimcilik modellerinde değişikliğe neden oldu. Hizmet sektörünün internet mecrasına kayması, hız ve kişiselleştirme faktörlerinin bu sektör içinde önem kazanması, katma değer ögesinin fiyat etkeninin önüne geçmesi gibi birçok değişim, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini dönüştürdü ve startup denen girişimler baş rolü kaptı. Büyük çoğunluğu klasik yapıdaki KOBİ’lerden oluşan girişim ekosistemin içindeki, gücünü teknolojiden ve dinamizmden alan, global ölçekte ses getirebilecek nitelikteki bu startup’ların sayısı da, aldıkları yatırımlar da artarak devam edeceğe benziyor.

 

2018’de en fazla ‘FInTech’ girişimleri yatırım aldı

Startups.watch tarafından hazırlanan Türkiye’nin 2018 yılı girişimcilik karnesine göre en çok yatırım alan ve satışı gerçekleşen startup’lar, internet temelli olanlar veya yazılım firmaları. Startups.watch’un raporunda yer alan veriler; 2017’de gerçekleşen erken seviye yatırımlarında bir önceki yıla kıyasla yüzde 102’lik bir artış yaşandığını ve yıl içinde en fazla yatırım elde eden girişimlerin sırasıyla ototrink, evtiko ve iyzico olduğunu gösterdi. Büyüme sermayesi ve özel sermaye alanlarında ise Zirve Yazılım, Biletall ve Mikro Yazılım ön plana çıkıyor. Yılın en fazla yatırım yapılan ilk üç alanı; 9,6 milyon dolarla ’emlak’, 12,8 milyon dolarla ‘hizmet olarak yazılım’ ve 18,6 milyon dolarla ‘FinTech ekosistemleri’ olurken, en fazla yatırım alan beş girişim; 3,2 milyon dolarla V-Count, 3,7 milyon dolarla Otelz.com, 4 milyon dolarla evtiko, 4,4 milyon dolarla ototrink ve 15 milyon dolarla iyzico olarak sıralandı.

 

Kurumsal şirketler özel girişim yatırımlarına odaklandı

Startup satışlarında ise şirket ve satış oranları şu şekilde gerçekleşti: Adphorus (%100), Babil.com (%100), Hesap Kurdu (%18), Markafoni (%100), Panteon (%100), Siyonet (%100), tasit.com (%100). Peak Games, kart ve okey oyunları stüdyosunun devredilmesine yönelik olarak ABD’li oyun şirketi Zynga ile 100 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya konu olan stüdyonun geliştirdiği oyunlar arasında, Amerika’nın en büyük kart oyunlarından Spades Plus ve Gin Rummy Plus’ın yanı sıra Türkiye’nin en büyük oyunu 101 Okey Plus gibi oyunlar bulunuyor. 2018 yılında kurumsal şirketler de özel girişim yatırımlarına odaklandılar. Bu şirketler; Agito, Amadeus Capital, Bluestein & Associates, Boğaziçi  Ventures, Demirören Ventures, Growth Circuit Ventures, Idacapital, Logo Ventures ve Vostok Emerging Finance olarak raporda listelendi. 2018’de, sağlıklı bir ekosistemin bütün aşamalarına yatırımlar yapıldı. 15 milyon dolar C serisi yatırım, 17,4 milyon dolar B serisi yatırım, 23,3 milyon dolar A serisi yatırım ve 46,5 milyon dolarlık tohum yatırımı gerçekleştirildi. Şirketler, 2018 yılında girişimlere yatırım yapmaya daha fazla ilgi gösterdi. 2010 yılında 19 milyon dolar ile başlayan bu erken aşama fonlama miktarı 2018 yılında yüzde 7,6’lık kurumsal yatırım payıyla 103 milyon dolara ulaşmayı başardı.

Global girişimcilik ekosisteminde Türkiye

Girişimcilik açısından Türkiye’nin dünyadaki yerine baktığımızda da, ülkemizin hiç de kötü sayılamayacak bir konumda olduğunu görürüz. Startups.watch’un raporundaki Avrupa ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika 2017 Erken Dönem Yatırım Karşılaştırması’na göre Türkiye; Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve İsveç’in bulunduğu Süper Lig’de bulunmasa da, İsviçre, Hollanda, Belçika, Norveç, Finlandiya, İspanya, İrlanda gibi önemli Avrupa ülkelerinin bulunduğu 1. Lig’in sonlarında 103 milyon dolarlık yatırımla yer almayı başarmış durumda.

Türkiye’de startup ekosistemi nasıl geliştirilir?

Küresel Girişimcilik İndeksi’nde son dört yılda 12 sıra gerilediğimiz gerçeğiyle yüzleştiğimize göre, geriye “Türkiye’de -GEDI’nin yaptığı tanıma uyan- girişimciler nasıl desteklenebilir, ülkemizin startup ekosistemi nasıl geliştirilir?” diye sormamız ve yanıtlar aramamız gerekiyor. Genel resme bakıldığında bu ekosistemin gelişiminin önündeki sorunlardan biri olarak ‘yazılımcı sayısının azlığı’ dikkati çekiyor. Ülke verileri, startup ekosistemi için büyük öneme sahip olan yazılımcıların Türkiye’de sayıca yetersiz olduğuna işaret ediyor. Avrupa’da en çok yatırım alan Birleşik Krallık ve Almanya’da 800 binin üzerinde yazılımcı var, Türkiye’de ise bu sayı 123 bin civarında. Türkiye’de her 1 milyon kişiye 2 bin yazılımcı düşerken, İsveç, Hollanda ve İsviçre’de bu rakam 18 bin, İrlanda’da ise 15 bin. Bunun yanı sıra, her ne kadar genç bir nüfusumuz olsa da, girişimcilik alanında gerektiği kadar hızlı bir gelişim kat edebildiğimiz söylenemez. Dünyanın hızına uyum sağlama kabiliyetinin reflekse dönüşmesi, girişimciliğin bir kültür olarak benimsenmesine, okullarda tohumlarının atılmasına, bir kariyer hedefi olarak görülmesine bağlı. Ayrıca, ülke olarak daha fazla sayıda katma değeri yüksek startup çıkartmamız gerekiyor. Yatırım tarafında da, sektörü yeterince besleyecek bir yatırımcı ilgisi henüz elde edilebilmiş değil. Bunda elbette, coğrafi konumun neden olduğu sorunların da etkisi büyük.

Yukarıda sayılan olumsuzlukların hiçbiri, ülkemiz açısından aşılamayacak engeller değil.

Peki, ama ne yapmak gerekir? Bu sorunun yanıtını Türkiye’deki startup ekosisteminin önemli isimlerine sorduk. Son yıllardaki gelişime dair değerlendirmelerini, tespit ettikleri problemleri, çözüm önerilerini ve girişimcilik ekonomisini güçlendirmeye yönelik fikirlerini paylaştılar.

 

İrem Oral Kayacık
TÜSİAD Girişimcilik ve Gençlik Yuvarlak Masa Başkanı
İnovasyon Kültürü ve Becerisi Oluşturuyoruz
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de startup’ların yeni ekonominin oyun kurucusu konumuna geldiklerine şahitlik ediyoruz. Startup’ların tetiklediği girişimcilik dönüşümünün dışında kalmamak ve dünyaya çözüm üreten girişimler yetiştiren güçlü bir ekosistemi Türkiye’de inşa etmek için, son on yılda girişimcilik konusuna ağırlık verdik. 2011 yılında Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine katkıda bulunmak ve genç girişimciliğini desteklemek amacıyla TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var!’ı başlattık. 2015 yılında ise girişimcilik konusunu çok yönlü bir bakış açısı ile ele almak hedefiyle TÜSİAD Girişimcilik ve Gençlik Yuvarlak Masasını kurduk. Bu yuvarlak masanın altında oluşturduğumuz üç çalışma grubuyla, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye ve girişimcilik alanındaki rekabet gücünü arttırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Kurumiçi Girişimcilik Çalışma Grubu ile şirketlerimizde inovasyonu çalışır hale getirmeyi ve girişimcilik kültür ve becerisini yaygınlaştırmayı; Girişimcilik Ekosistemi Çalışma Grubu ile Türkiye’deki girişimcilik ekosistemin gelişmesine yönelik somut öneriler ortaya koymayı, TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! Çalışma Grubu ile ekosistemin ihtiyaç duyduğu genç girişimcileri desteklemeyi amaçlıyoruz. Ekosisteme baktığımızda son yıllarda Türkiye’de girişimciliği destekleyen üniversitelerin sayısının arttığını, melek yatırım ağlarının çoğaldığını, ortak çalışma alanlarının ve kuluçka merkezlerinin giderek yaygınlaştığını görüyoruz. Girişimcilik kültürü ülkemizde derinleşiyor, yenilikçi iş modelleri geliştiren girişimcilerimizin sayısı artıyor. Geçtiğimiz yıl Trendyol’un yüzde 75’inin Alibaba’ya 728 milyon dolara, bu yıl ise Iyzico’nun 165 milyon dolara PayU’ya satılmalarının hem girişimcileri hem de yatırımcıları motive ettiğini görüyoruz. Eğer ülkemizde ekosistemin daha hızlı gelişmesini istiyorsak sınırlarımızın dışına çıkarak, bölgedeki yetenekleri de ülkemize kazandırmamız gerekiyor. Bunu başarmanın yolu ise fikirlerin özgürce ifade edilebildiği, güvenli, öngörülebilir ve rekabete dayalı bir ekonomiden geçiyor. Girişim sayısını ve kalitesini bu şekilde artırıp, Türkiye’yi ve özellikle İstanbul’u, yatırımcılar için daha cazip hale getirebilir ve böylelikle ekosistemimizi geliştirebiliriz.

 

Haluk Zontul
DCP KURUCU ORTAĞI
Geleneksel Sanayi, İleri Teknoloji Sinerjisi Etkileşimi Artırır Biz fon olarak, deep tech teknoloji fırsatlarına yatırım yapan bir fonuz. 2020 yılında da bu alanda 3-4 yatırım olasılığında 4-5 M € yatırım yapmayı planlıyoruz. Türkiye’deki fonların sezonsallığı ve son iki yılın ancak son döneminde fonların kurulması sebebi ile 2020 yılının 2019’la karşılaştırılınca çok daha iyi geçeceği söylenebilir. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın TechInvestTr programları da 2020 yılının iyi geçmesinde önemli bir etken olacak.Tek Boynuzlular konusunda ise, genelden biraz daha farklı bir yaklaşımımız var. Bazen kavramlar arkasındaki faydanın önüne geçiyor. Türkiye eko sistemi için elbette, tek boynuzlu firmaların çıkması önemli, ancak daha önemli olan, Türkiye eko sistemi içindeki girişimci ve yatırımcıların finansal getiri elde etmesi, eko sistemin sağlıklı büyümesi. Sağlıklı bir eko sistem, girişimcilik tarafında destek mekanizmaları ve yatırım araçları ile beslendiği kadar, ülke sanayii ile de etkileşim içinde olmalıdır. Türkiye’de var olan geleneksel üretici sanayi kuruluşlarının, küresel rekabetçiliğini sürdürebilmesi, Türkiye girişimcilik ekosistemi ile karşılıklı etkileşimine bağlıdır. Aynı şekilde, girişimcilik ekosistemi de, var olan geleneksel sanayimizin üretim, pazarlama ve küresel dağıtım bilgisinden faydalanarak ölçeklenmek olanaklarını kullanmalıdır. Sadece sayısal işler kullanıldığında, Telekom operatörleri ile genel sınırlı olan girişimcilik ekosistemi- büyük şirket etkileşimleri, 2020 ile birlikte öncü sanayi kuruluşlarımızın Kurumsal VC alanındaki adımları ile, geleneksel sanayimizin gücünü kullanabilecek alanlara doğru dönüşecektir. Deep tech fonların bu değişimde geleneksel sanayimiz ile ileri teknoloji girişimlerimiz arasındaki etkileşimi artıracağına inanıyor, bu firmaların arasından tek boynuzlular değil ama başka bir fantastik hayvan olan Ejderhalar çıkarabileceğimize inanıyoruz.

Teknopark İstanbul

IQ Dergisinden