inceleyin

Patent Konuşmaya Hazır Mıyız -5 ? 19 Şubat 2020

WhatsApp

Yazıyor...

Bu kelime günde kaç kez görülüyor dersiniz?

Evet bu kelime 1 günde, 1 Milyara yakın kullanıcı tarafından görülüyor. Bu sebeple bu yazıda WhatsApp’ı konuşacağız.

“Sosyal medya devlerinden Facebook, mobil mesajlaşma ağı olan WhatsApp’ı 19 Milyar Dolara satın aldı. Instagram’ı aldıktan sonra WhatsApp’ı alarak güçlü bir adım atan Facebook, durmayacak gibi görünüyor. Facebook ve WhatsApp arasındaki anlaşma 19 Milyar Dolar, ancak 16 Milyar Dolarını WhatsApp için geriye kalan 3 Milyar Doları ise 50 WhatsApp çalışanı için ödediğini açıkladı.” Bu bilgiyi okuduğumda ilk aklıma gelenleri paylaşmak isterim; Öncelikle, katma değeri yüksek bir ürün ortaya çıktığında, çalışan sayısına bakılmaksızın dünyada ses getirmenin mümkün olduğunu, elinde akıllı telefon olan herkesin kolaylıkla indirerek kullanmaya başlayacağı, hayatı kolaylaştıracak, kullanımı kolay bir yazılım ile sadece 50 çalışanla 19 Milyar Dolar değere sahip bir şirketin var olabileceğini görmüş olduk.

Marka nasıl doğdu?

Asıl kahramanımız 1976 yılında Ukrayna’da doğan ve zor koşullarda yaşayan Jan Koum, 1992’de, 16 yaşında annesiyle birlikte ABD Kaliforniya’ya göç ediyor. Yemek fişleri toplayarak geçinen uzaklardaki ailesiyle iletişim kurmakta zorlanan Koum, aldığı emanet kitaplarla bilgisayar konusundaki merakını gidermeye çalışıyor. İnovasyon, acıdan doğar denir. Yani bir konuda duyulan eksiklik, bir ihtiyaç veya bağımlı olmama isteği, Koun’un yaşadıkları içinde içsel bir dürtü yaratmış olabilir mi?  ne dersiniz. Liseden sonra, San Jose Devlet Üniversitesinde eğitimini aldıktan sonra Ernst and Young’a ve sonrasında Yahoo’ya geçiş yapıyor. 2007 yılında, Brian Acton’la beraber Güney Amerika’yı gezmeye karar verip şirketten ayrılmalarıyla WhatsApp’ın hikayesi başlıyor.

Bir proje ve iki arkadaş;

Biran Acton ve Jan Koum; tasarladıkları projelerini hayata geçirmek adına Facebook ve Twitter’la iletişime geçiyor. Fakat başvuruları reddediliyor. Bu reddediliş, onlara başka bir dünyanın kapısını aralıyor. Girişimci olmaya karar veren iki arkadaş, Ocak 2010 yılında ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Santa Clara kentinde bir depoda WhatsApp’ı kuruyor. Yaşadıkları özel ve şirket sıkıntıları bir yana, Koum evine giderken geçirdiği kazada ölümün kıyısından dönüyor.

Şirketi ayakta tutma çabaları devam ederken, Sequoia şirketinden aldıkları 8 Milyon dolar ve sonrasında 50 Milyon dolar yatırımla, batmakta olan gemi sonunda açık denizlere doğru yol alıyor. Sırasıyla gelen başarılar ve aktif kullanıcı sayısının her geçen gün hızla artması sonucu WhatsApp, 2012 yılında Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in dikkatini çekmeyi başarıyor ve 2019 yılında dünya basınına konu olan anlaşma ile WhatsApp Facebook bünyesine giriyor.

Peki, Facebook gözünü kırpmadan başarılı bulduğu sosyal medya platformlarını neden satın alıyor?

Neden WhatsApp için 19 Milyar Dolar ödedi?

Tam olarak burada, “Gücün asıl kaynağı bilgidir” sözü aklımıza geliyor. WhatsApp’ın 1 Milyar kullanıcısı tarafından, günlük 60 milyar adet atılan mesaj sayısı ve istatistiklere göre sayının hızla artması düşünülecek olursa, elde edilen bilginin gücün kaynağın yanında söylenecek söz kalmıyor.

WhatsApp yazılımlarını ve çalışma sistemini nasıl koruyor?

WhatsApp artık tanınmış bir marka ve yaptığı her geliştirme için patent başvurusunda bulunuyor. Şirket kurucusunun patentlerini saymazsak, WhatsApp üzerine kayıtlı 121 Patent başvurusu var. Bu patentler şirket değeri olarak daima saklı kalacak ve herhangi bir ihlal söz konusu da olmayacaktır. Yazılım patenti konusunda ön yargıları da artık kırmak gerekiyor.

Bugün bir sohbette konuşuldu, “aklımıza gelen bir konu dünyanın başka bir yerinde, başka bir kişi tarafından da düşünülüyor olabilir”. Evet, dünya değişiyor ve insanlar da değişiyor. Dünyanın her yerinden hissedilen, ortaya çıkan bu ortak ihtiyaçlar, bizleri çözüm üretmeye yönlendiriyor. Ben buldum dediğinizde, kilometrelerce uzaklıkta biri daha aynı çözümü bulabiliyor. Ama ancak bulduğu çözümü tescilleten ve resmileştiren adından söz ettirebiliyor. Thomas Edison - Nikola Tesla bu konuya en iyi örnektir.

Eminin WhatsApp gibi daha birçok başarı hikayesi okuyarak kendimize pay çıkaracağımız konular olacaktır. Kanadalı yazar Marshall McLuhan'ın dediği gibi “Dünya artık küresel bir köy”. Saniyeler içerisinde dünyanın diğer ucundaki bir habere, bilgiye veya görsele ulaşmak mümkün.

Benim yorumum ise; teknoloji bizi hıza itiyor. Mesafeler ve zaman kısaldı, elimizde kocaman bir dünya taşıyoruz. Farkındalıklarımız arttıkça, ortaya koyduğumuz değerlerimize daha fazla sahip çıkacağız.

Bu sebeple umarım bu yazılar, fikirlerinizi korumanıza bir nebzede olsun katkı sağlar.

Bir başkası benim demeden, sizin olana sahip çıkın :)

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları ile ilgili sorularınız için:

Teknopark İstanbul

Patent Uzmanı
Nurcan ALTAY

naltay@teknoparkistanbul.com.tr

0216 999 70 25
Saygılarımızla,
Teknoloji Transfer Ofisi