inceleyin

Milli Uzay Programı 30 Haziran 2021

Bu senenin başında beşinci nesil uydusu TÜRKSAT 5A’yı yörüngeye fırlatan Türkiye, 2053 vizyonu doğrultusunda bu alandaki çalışmalarını yoğunlaştırmak, yerli ve milli teknolojilerle kabiliyetlerini artırmak ve ülkede bir uzay kültürü oluşturmak için yol haritasını şekillendirmeye başladı.

Öncelikle anahtar kavramları verelim;

AY GÖREVİ: Cumhuriyet’in 100. yılında milli ve özgün hibrit roket ile aya sert iniş gerçekleştirilecek. İkinci aşamada ise yumuşak iniş yapılacak.

UZAY SANAYİSİ: Uzaya yönelik ihracat başlatılacak; yüksek nitelikli insan kaynağı için istihdam alanı oluşturulacak.

YERLİ UYDU: Üretim kabiliyeti artırılacak, dünya ile rekabet edebilecek bir marka oluşturulacak.
 

TÜRK ASTRONOT: Bir Türk vatandaşı, bilim misyonuyla uzaya gönderilecek.

TÜRKSAT 5A

Mayıs 2021 tarihinde yörüngeye oturacak.

DELTA V

Hibrit motor teknolojili milli uydu, 2021’in yaz döneminde uzaya fırlatılacak.

İLK ROKET

2023 yılında aya fırlatılacak.

GÖKTÜRK-3

Sentetik açıklıklı radar (SAR) yer gözlem uydusunun 2025 yılında yörüngeye yerleştirilmesi planlanıyor.

MİKRO UYDU FIRLATMA SİSTEMİ GELİŞTİRME PROJESİ

2025 yılında tamamlanması hedeflenen proje dahilinde ağustos 2020'de ilk yerli sonda roketi fırlatıldı.

2053 UZAY VİZYONU

kapsamında mikro uydu fırlatma tesisi kurulumu çalışmalarına başlandı.

Uzay alanına yönelik maliyetlerin azalması ile birlikte her yıl daha fazla ülke uzay teknolojilerine yönelmeye başladı. Son birkaç yıl içerisinde bilim, iletişim ve internet bağlantısı aşamasını geçip, büyük bir rekabet sahasına dönüşen uzay, artık çok farklı bir mücadele boyutuna sahip. “Uzayda yer edinmek dünyadaki liderlik konumunu da etkileyecek” anlayışı ile hız kazanan bu yarışta Türkiye de son yıllarda hızla mesafe kat etmeye başladı.

Türkiye’nin uzay macerasına başlamasının üzerinden 27 yıl geçti ancak bu alanda özellikle son 10-15 yıldır önemli adımlar atılıyor. Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin bir yansıması olan bu çalışmalar, dünyada başlayan yeni dönüşüme, Türkiye’nin hızla adapte olmasını ve kendi teknoloji, inovasyon ve keşif sahasını oluşturmasını sağladı.

Türkiye, beşinci nesil uydusu TÜRKSAT 5A’yı ocak ayı içerisinde uzaya gönderdi ve uydu, mayıs ayında yörüngeye oturmuş olacak. Sırada ise TÜRKSAT 5B, TÜRKSAT 6A ve İmece var. Diğer yandan pek çok mikro uydu projesi hayata geçirilirken, tüm bu uyduları uzaya taşıyacak “yerli uydu fırlatma sistemi”nin de 2025 yılında hizmete alınması planlanıyor. Başarılı bir yolculuk ile uzaya gönderilen TÜRKSAT 5A ile Türkiye’nin uzaydaki uydu sayısı yediye çıktı. Uydu, Türkiye’nin uzay yarışında olma imajına küresel anlamda büyük bir katkı sundu. Türkiye’nin ilk yerli ve milli uydusu olan TÜRKSAT 6A ise fırlatımı gerçekleştiğinde Türkiye’nin bu segmentte katma değeri en yüksek faaliyetlerinden biri olacak. TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen, yerli ve milli olarak tasarlanan ilk metrealtı çözünürlüklü uydu olan İmece’de de ısıl yapısal yeterlilik, elektriksel test ve anten test modelleri başarıyla üretildi. Test faaliyetleri devam eden uydu da TÜRKSAT 6A gibi 2022’de yörüngeye gönderilecek. Yine Delta V’nin, ay misyonunun en önemli ayaklarından birini oluşturan milli ve özgün hibrit motor teknolojili roketinin de yaz döneminde fırlatılacağı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından açıklandı. Son yıllardaki başarılı uydu çalışmaları ve gönderimleri ile “bu yarışta ben de varım” diyen Türkiye, her türlü hava muhalefetinde görüntü elde etme kabiliyetine sahip olacak Göktürk-3 için de planlama çalışmalarını başlatmış durumda.

Bu çalışmaların ve uyduların Türkiye’ye sağladığı başarının oluşturduğu ortam, pek çok kurum ve üniversitenin, uzay takımının da çalışmalarına hız verdi. Birçok mikro uydu projesi sonucunda somut ürünler ortaya çıkmaya başladı. Bunun en son örneklerinden biri de ocak ayında yörüngeye gönderilen İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve ASELSAN iş birliğinde üretilen ASELSAT 3U küp uydu oldu.

TÜRKSAT 5A’nın uzaya gönderilmesinin ardından Uydu Teknolojileri Haftası’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamada, mikro uydu fırlatma tesisi için de çalışmaların başlatıldığı belirtildi. 2053 uzay vizyonu doğrultusunda hayata geçirilecek olan fırlatma tesisi hem mikro uyduların geliştirilmesi ve uzaya gönderilmesi hem de kamu kurumlarının, üniversitelerin ve özel sektörün uydu geliştirme faaliyetlerini destekleyecek. 2053 uzay vizyonu kapsamında uzaya dair yeni teknolojiler geliştirmeyi odağa alan Türkiye, uzaydaki varlığını ve kabiliyetlerini önümüzdeki 10 yıl içinde daha da artırmayı ve hızlandırmayı planlıyor. Türkiye, uzaya yönelik uydu ve roket çalışmalarının yanı sıra yakın bir gelecekte uzayda üretime başlamayı da hedefliyor. Uzaya bilimsel uydu göndermeyi ve uzay madenciliği için uluslararası projelere dahil olmayı amaçlayan Türkiye, bu doğrultuda, robotik tarzda bir üretimi odağa alacak. Türkiye, bilimsel uzay çalışmalarını yakın yörüngede kurulması planlanan platformlar üzerinden gerçekleştirme amacında.

Yakın zamanda uzayda üretim çağının başlayacağına dikkat çeken Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, Uzay Teknolojileri Haftası’nda, bu çağa ayak uydurmak için girişimlerde bulunduklarını belirtti. Bu doğrultuda bilimsel uydu geliştirme ve imalatında adım atacaklarını kaydeden Yıldırım, “Bilimsel maksatlı uzaya gönderilen uydular; Hubble Teleskobu gibi uzaydan gözlem yapan, uzayın derinliklerine ulaşmaya çalışan, kâinatı anlamaya çalışan bilimsel uydular var. Türkiye’nin henüz böyle bir uydusu yok ancak böyle bir planımız, projemiz var. Yakın zamanda, umuyoruz, bizim de bilimsel uydularımız uzayda görev alacak” açıklamasında bulundu.

İşin eğitim ayağında da bazı planlamalar bulunuyor. Fizik, matematik, astrofizik gibi temel bilimleri tercih edecek öğrencilerin sayısının artırılması için kariyer planlaması ve iş olanaklarını artırmak için uygun ortam oluşturulacak, staj imkanları çoğaltılacak. Türkiye Uzay Ajansı, bunun için 20 ülke ile temaslarını sürdürüyor. Hatta bazıları ile halihazırda imzalanmış anlaşmalar bulunuyor.

Türkiye, uzay çalışmaları kapsamında ürün gelişimi ve insan kaynağını hazır etme çalışmalarının yanı sıra konunun uzay hukuku tarafına da hazırlanıyor. Bu nedenle hem uzman yetiştirme hem de milli mevzuatın oluşturulması için adımlar atılıyor. Böylece milli hakların korunmasına yönelik önlemlerin de alınması sağlanacak.

TÜRKİYE MİKRO UYDU FIRLATMA SİSTEMİ İLE UZAYIN SINIRINI AŞACAK

Uzaya bağımsız erişimin sağlanması amacıyla 2018 yılında T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile ROKETSAN arasında imzalanan sözleşme ile başlatılan Mikro Uydu Fırlatma Sistemi Geliştirme Projesi (MUFS) 2025 yılında tamamlandığında, Türkiye, dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu uydu fırlatma, test etme, üretme altyapısına ve üs kurma yeteneğine kavuşacak. Proje kapsamında, yerli uydu uzaya fırlatıldığında hem savaş hem barış döneminde Türkiye’ye güvenli bilgi akışı sağlayacak. Uydu fırlatma projeyle, 100 kilogram ve altındaki mikro uydular, yüksekliği en az 400 kilometre olan alçak dünya yörüngesine yerleştirilebilecek. 2025 yılında tamamlanması hedeflenen proje dahilinde 2020’nin ağustos ayında ilk yerli sonda roketi fırlatıldı. Roket, uzay sınırını geçen ilk Türk aracı oldu. Roket, katı yakıt teknolojisi ile uzaya gönderildi. Bundan sonraki test aşamalarında hem katı hem de sıvı yakıtlar kullanılacak.

MİLLİ UZAY PROGRAMI İLE “AY”A YOLCULUĞA HAZIRLANILIYOR

Uzaya yönelik hedeflerini bilimsel temeller üzerine oturtmak, bu alandaki teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunmak ve uzayın farklı alanlarına yönelik çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla 2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı’nı kuran Türkiye, son olarak geçtiğimiz şubat ayında, Milli Uzay Programı’nı açıkladı. Türkiye’nin uzay politikaları alanındaki 10 yıllık vizyon, strateji, hedef ve projelerinin belirlendiği Milli Uzay Programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın öncülüğünde Türkiye Uzay Ajansı tarafından oluşturuldu. 10 maddelik hedeflerden oluşan Milli Uzay Programı, Türkiye’nin uzay politikaları alanında vizyon, strateji, hedef ve projelerinin belirlenmesi, dünyadaki gelişmeler ve Türkiye’deki mevcut potansiyel dikkate alınarak hazırlandı. Programın amacı, Türkiye’nin uzay teknolojileri alanında kendi kendine yetecek pozisyona getirilmesi ile dışa bağımlılığın azaltılması, bu alandaki ihtiyaçların, yeteneklerin ve istihdamın karşılanması ve gerekli altyapı oluşturulması yönünde.

Başta gençler olmak üzere uzay alanına dair yediden yetmişe bir farkındalık ve uzay kültürü oluşmasını hedefleyen program kapsamında, milli teknolojilerin uzaya taşınması ve bu alandaki üretimin ihracata dönüşmesi için çalışmalar gerçekleştirilecek. Programın açıklanma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, programın Türkiye’nin uzaydaki yol haritası olduğunu ifade ederek, “Milli Uzay Programı’ndaki birinci ve en önemli hedefimiz, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında aya ilk teması gerçekleştirmektir. Bir diğer önemli hedefimiz de bir Türk vatandaşının uzaya gönderilmesi. Uzaya gitme niteliklerine sahip bir kişiyi gönüllüler arasından seçerek, gerekli eğitimleri almasını sağlayacak ve uzaya göndereceğiz. Ayağımız dünyada, gözümüz uzayda olacak. Kökümüz dünyada, dallarımız göklerde olacak” dedi.

Teknopark İstanbul TARGET Dergisi Nisan Sayısından.