inceleyin

Bilim Kurgu Tadında, Robot Arılar 08 Haziran 2020

Merhaba,

Doğanın armağanı arılar, toplu halde yaşayarak dünyanın ekosistemini dengede tutan eşsiz canlılar.

Arıların ekolojik sisteme katkısı tartışılmaz. Çiçeklerin döllenmesini polen taşıma kabiliyetleri ile sağladıkları biliniyor. Öyle ki arıların dölleme işlemine ihtiyaç duymayan bitki sayısı son derece sınırlıdır. Yapılan bir araştırmaya göre dünyada gıda maddelerinin %90'ı, 82 çeşit bitkiden elde edildiği ve bunların %77'si arıların sayesinde varlığına ettiği açıklanmış.

Ekonomiye katkısı ise göz ardı edilemeyecek derecede önemli. Hollanda Wageningen Üniversitesinden David Klein, beş kıtada yapılmış 90 dan fazla araştırmanın sonuçlarını toparlayarak değerlendiriyor. Bu değerlendirme sonucunda bir bölgedeki arı topluluğu üretime hektar başına 3Bin 260 Dolarlık katkı sağladığı açıklanmış. Bu sonuca göre tüm dünyadaki tarım alanları hesaplandığında 120 Milyar Dolarlık katkı ortaya çıkıyor.

Peki sizce, söylendiği gibi arılar olmasa dünya yok olur muydu?

-Cevap evet olmalı ki, bu sebepten yola çıkarak yapılmış yüzlerce akademik yayın, araştırma ve istatistik var. Bu araştırmalar arasında benim dikkatimi çeken ise arıların yerini alması veya yardımcı olması düşünülen robot arılar oldu.

Evet, kulağa bilim kurgu filmi gibi geliyor, değil mi?

Her zaman belirtiğim gibi teknoloji adına yapılan tüm yenilikler patent veri tabanlarından takip edilebilir. Bu bize gelecekte olması muhtemel sorunları veya yeni alanları görmemiz açısından avantaj sağlayabilir. Kendimi bu açıdan şanslı görüyorum diyebilirim.

Bu sebeple, en çok dikkatimi çeken, robot arıların temellerini oluşturan patentlere örnek vermek istedim. Aslında şu an temelinde tarımda kullanılmak üzere geliştirilmiş gibi görünen bu teknoloji farklı alanlarda kullanılabilir. Bu noktayı hayal gücünüze bırakıyorum ama benim aklıma “Black Mirror” dizisi gelmiyor değil.

Walmart’ ın Arıları,

Bilindiği üzere WALMART ABD’ de bir perakende devi. Ama son yıllarda yaptığı Drone teknolojisi, otonom cihazlarla ürün tedarik zinciri, stok kontrol sistemlerini içeren patent başvurularıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Özellikle Drone’lar gibi insansız uçan bu minyatür hava robotları yani robot arılar ayrı bir konuya parantez açtı. Açıklamalara göre amaç; endişe verici oranda azalan arı popülasyonuna karşı tedbir almak ve yardımcı çözümler sunmak. Bu küçük robotlar, arılara benzer şekilde hareket ediyor, bitkileri otonom olarak dölleyecek şekilde tasarlanıyor. Robot arıların bitkileri tespit etmek ve hareket kabiliyetini sağlayacak sensörler, kameralar ve yazılımlar kullanılmış. Direk robot arı olarak bir patenti yok ama bir robot arıyı oluşturacak yenilik içeren tüm detaylar için başvuru yapılmış.

Amerikan Patent ofisine yapılan başvurulardan bazı örnekler;

US20180065749 - SYSTEMS AND METHODS FOR POLLINATING CROPS VIA UNMANNED VEHICLES;

Tozlaşan mahsullerden polen toplama yöntemi; bir birinci mahsul olan çiçekten polen toplamak ve birinci mahsulün çiçeğinden toplanan poleni başka çiçeğe uygulamak üzere taşıması için yapılandırılmış bir sensör.

CN110023863 - GEOGRAPHIC AREA MONITORING SYSTEMS AND METHODS THAT BALANCE POWER USAGE BETWEEN MULTIPLE UNMANNED VEHICLES;
İhalar arası işbirliği sağlayan güç denge motoru geliştirmesi, İHA kontro devresi.

CN109982928 - SYSTEMS AND METHODS FOR DISPENSING AN INSECTICIDE VIA UNMANNED VEHICLES TO DEFEND A CROP-CONTAINING AREA AGAINST PESTS;

Mahsule zarar veren bir zararlıyı tespit eden ve yakalayan bir sensör… gibi farklı teknolojileri barındıran birden fazla patent başvurusu bulunmaktadır.

Adeta Puzzle’ nın parçaları gibi hepsi bir araya geldiğinde tarımın canlanmasını sağlayacak yeni bir teknoloji ortaya çıkıyor.

 

Harvard Üniversitesi, “RoboBees” Projesi

Bir diğer örnek ise 2013 da temelleri atılan, Harvard Üniversitesi'nin geliştirdiği ve ağırlıkları ve oksihidrojen gazı geliştirmesiyle suda yüzeme özelliği ile dikkat çeken RoboBee'ler.

Arı biyolojisinden esinlenen Wyss Enstitüsü araştırmacıları, tarımda veya afet yardımında kullanılabilecek insan yapımı sistemler olan RoboBees'i geliştirmeye devam ediyor. RoboBee’ ler, bir ataşın yaklaşık yarısı büyüklüğünde olan, 175gr ağırlığa sahip, yapay kaslar kullanarak uçan bu robotlar, dünyanın kanatları ile uçabilen en küçük robotları arasında yer alıyor.

Harvard Üniversitesi Wyss Enstitüsü yayınına göre, RoboBee' nin beyni, bağımsız, kendinden yönlendirmeli uçuş yapabilen ve büyük gruplarda koordineli davranışı gerçekleştirebilen otonom mikro-hava araçları geliştirme fikriyle geliştiriliyor. Bu amaçla, RoboBee gelişimi genel olarak üç ana bileşene ayrılmış. Beden, beyin ve koloni yaşam. Vücut geliştirme, kompakt ve sorunsuz bir şekilde entegre edilmiş bir güç kaynağı yardımıyla kendi başlarına uçabilen robot böcekleri işaret ediyor. Bu robotların donanımları, arıların beyin gelişimini, gözlerini ve antenlerini taklit eden ve çevreyi dinamik olarak algılayabilen ve cevap verebilen “akıllı” sensörler ve kontrol elektroniği ile ilgili. Robobee’ lerin bağımsız davranışını koordine ederek, etkili bir topluluk olarak hareket edecekleri koloni sisteminin oluşturulması ile ilgilide çalışmalar hakkında bilgi verilmiş.

 

Görüyoruz ki, işletmeler hangi alanda olursa olsun, geleceğin ihtiyacına yönelik araştırmalar ve atılımlar yapıyor. Yapılan bu akademik çalışmalar ve araştırmalar ve binlerce doküman ise geleceği şekillendirmeye devam ediyor. Temennimiz dünya ekosisteminde aksaklıkların olmaması doğanın bütünlüğünün bozulmaması yönünde ama “ya olursa” dürtüsü zihinleri harekete geçirmeye devam edecek.

Ve bizler bilimkurgu statüsüne koyduğumuz fikirlerin hayata geçtiğine an ve an tanıklık edeceğiz.

 

 

Bir sonraki yazıda buluşmak üzere…

 

 

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları ile ilgili sorularınız için:

Nurcan ALTAY

naltay@teknoparkistanbul.com.tr

0216 999 70 25