inceleyin

Teknopark İstanbul III. Etap Yapılar LEED’e Aday! 30 Aralık 2020

Küresel ısınma ve temiz su arzı gibi çevresel sorunların giderek ciddi boyutlara ulaştığı bugünlerde yapılan araştırmalar neticesinde dünyadaki enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ı, su tüketiminin ise yaklaşık yüzde 30’u binalardan kaynaklandığı ortaya konulmuştur. Ayrıca insan hayatının yaklaşık yüzde 90’ı binalarda geçmektedir. Bütün bu sebepler, daha az kaynak tüketen, daha verimli, daha yaşanabilir çevre dostu binalara olan gereksinimi ön plana çıkartmaktadır.  Ayrıca çevre dostu binalar tasarlanırken iç mekan hava kalitesi, doğal aydınlatma, sıcaklık ve nem kontrolü, atık yönetimi gibi insan sağlığını direk etkileyen unsurlar planlanmakta, inşaatında kullanılan yöntemler ile son kullanıcıya daha temiz bir ortam bırakılması hedeflenmektedir. Bazı yurt dışı kaynaklı araştırmalara göre, çevre dostu binalarda çalışan veya yaşayanların diğer binalardakilere göre daha az hastalandıkları ve çalışma performanslarının daha yüksek olduğu görülmektedir.

Geleneksel yöntemler ile inşa edilen binalar, enerji ve malzemenin %70’ini, suyun %17’sini, ormanların %25’ni tüketirler ve %33 CO2 emisyonunu arttırırlar. Geleneksel binalarda sadece %5 oranında geri dönüşümlü malzeme kullanılmaktadır.

Yeşil Binalar ile; başta enerji ve su tasarrufu olmak üzere, atıkların azaltılması, iç mekan hava kalitesinin artırılması, bina kullanıcısının rahatının ve veriminin artırılması ile çalışanların sağlık giderlerinin azaltılması, düşük işletme ve bakım maliyetleri mümkün olmaktadır. Ortalama olarak Yeşil Binalar, klasik binalara göre %30 civarında daha az enerji tüketirler. Yeşil Binaların su tüketimi de oldukça düşüktür; susuz pisuarlar, verimli rezervuar, lavabo ve duş bataryaları kullanarak %50’ye yakın su tasarrufu sağlanabilmektedir. Yeşil projelerde peyzaj alanlarında çeşitli stratejiler izlenerek %50 su tasarrufu kolaylıkla sağlanabilmektedir.

1998 yılından itibaren uygulanmaya başlanan LEED sertifika sistemi, Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş bir çevre dostu bina sertifikasyon sistemidir. LEED sertifikasyon sisteminin 2009 yılından beri uygulanmakta olan versiyonu yakın bir zamanda güncel standartlar ve uygulamalara göre geliştirilerek düzenlenmiş ve LEED v4 adıyla yayınlanmıştır.

LEED sistemi, tasarım sürecinden başlayarak binanın tamamlanmasına kadar devam eden, uzun bir süreçtir. Bu süreçte, birden çok disiplini ilgilendiren konuları kapsamaktadır. LEED sisteminin değişik bina tiplerine uygun geliştirilmekte olan değişik kategorileri vardır. Bunlar şöyledir;

 

  • Bina Tasarım ve İnşaatı (Building Design and Construction)
    • Yeni Binalar (New Construction)
    • Çekirdek ve Kabuk (Core & Shell)
    • Okullar (Schools)
    • Mağazalar (Retail)
    • Hastane ve Klinikler (Healthcare)
    • Veri Merkezleri (Data Centres)
    • Konaklama Merkezleri (Hospitality)
    • Depo ve Dağıtım Merkezleri (Warehouses & Distribution)
  • İç Mekanlar (Commercial Interiors)
  • Varolan Binalar: Operasyon ve Bakım (Existing Buildings: Operation & Maintenance)
  • Müstakil Evler (Homes )
  • Mahalleler (Neighbourhood Development )

LEED v4 sistemi binaları aşağıdaki 9 alt başlık altında inceleyip değerlendirir:

  1. Entegre Süreç
  2. Konum ve Ulaşım
  3. Sürdürülebilir Arazi
  4. Su Verimliliği
  5. Enerji ve Atmosfer
  6. Malzemeler ve Kaynaklar
  7. İç Mekan Yaşam Kalitesi
  8. İnovasyon
  9. Yerel Önem Sırası

Her bir alt başlığın altında önkoşullar ve kredi tanımları vardır. Öncelikle önkoşullara uygunluk sağlanacak, daha sonra her bir kredi altındaki puanlar toplanılacaktır. Proje bu alt başlıklarda topladığı puanlara göre Sertifikalı, Gümüş, Altın veya Platin düzeyinde ödüllendirilir.

Alınan puanların toplamına göre sertifika seviyeleri şöyledir:

Sertifikalı: 40-49 puan

Gümüş:     50-59 puan

Altın:         60-79 puan

Platin:       80-110 puan

 

Güncel standartlar ve uygulamalara göre geliştirilerek düzenlenmiş ve LEED v4 adıyla yayınlanmış yeni LEED versiyonundaki bu kriterlere uygun olarak tasarlanmış olan Teknopark İstanbul 3. Etap Projeleri LEED v4 GOLD Sertifikası adaylık sürecine girmiştir. Bu kapsamda birçok çevre ve insan dostu özellik proje tasarımına ve inşaatına entegre edilmiştir.

Teknopark İstanbul projesi tasarımında ve inşaatında LEED kriterlerine uyum sağlayarak, yapılaşmanın çevreye verdiği olumsuz etkileri önleyecek, ayrıca kullanılan stratejiler ve sistemler sayesinde binaların operasyonu sırasında oluşacak işletim giderlerini azaltarak, bina kullanıcılarının konforu arttırılırken, enerji ve su tasarrufu sağlayarak giderleri düşürülecektir.

LEED Sistemi kapsamında Teknopark İstanbul 3. Etap projelerinde uygulanan sürdürülebilir stratejiler ve çözümlerden bazıları şunlardır;

ENTEGRE SÜREÇ

  • Su ve Enerji kaynaklarının kullanımına dair proje sorumlularıyla birlikte projenin ilk aşamalarında ön verimlilik analizleri gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilen bu analizlere göre proje tasarımı yönlendirilmiştir.

KONUM VE ULAŞIM

  • Bireysel araç kullanımını azaltmak adına otopark kapasitesi talep edilen sayının üzerine çıkarılmamış ve araç paylaşımını teşvik edebilmek adına araç paylaşımı için öncelikli araç park yerleri oluşturulmuştur.
  • Araçlarda emisyon oranını düşürmek amacıyla, düşük emisyonlu araçlar için park yeri ayrılmış ve elektrikli araç şarj istasyonları otoparklara yerleştirilmiştir.
  • Bina kullanıcıları ve ziyaretçiler için yeterli miktarda güvenli bisiklet parkları ve kampüs içinde yer alan bisiklet yolu ile bisiklet kullanımı teşvik edilmiştir.


SÜRDÜRÜLEBİLİR ARAZİ

  • Projede yaya kullanımına açık peyzaj alanlarıyla açık ve yeşil alan oranı arttırılmıştır.
  • Proje arazisinde bitkilendirme bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun türlerde yapılmıştır.
  • Bina arazisinde ve çatı kaplamalarında açık renkli ve güneş ışığı yansıtıcılığı yüksek kaplama tipleri tercih edilerek, ısı adası etkisinin azaltılması hedeflenmiştir.
  • Araziye düşen tüm yağmur suyu toplanarak ve depolanarak rezervuarlarda kullanılmaktadır. Bu sayede su tasarrufunun yanı sıra yağmur suyu yönetimi arazi içinde sağlanmaktadır.

SU VERİMLİLİĞİ

  • Teknopark binalarında kullanılan su verimli ve konforlu ileri teknoloji ürünü su armatürleri kullanıcı konforundan ödün vermeden uluslararası standartlarda su verimliliği sağlamaktadır. Ayrıca gri su ve yağmur suyu toplanarak rezervuarlarda kullanılmaktadır. Bu sayede %50’nin üzerinde su tasarrufu hedeflenmektedir.
  • Soğutma kulesi tasarımında ve inşaat sırasında belirtilen kriterler dikkatle uygulanarak soğutma kulesi su tüketimi miktarı azaltılmıştır.
  • Binada sistemlerin su tüketimleri ayrı ayrı izlenebilmektedir.
  • Peyzaj sulamasında az su tüketen bitki seçimleri, verimli sulama sistemi sayesinde %50’nin üzerinde su tasarrufu sağlanmıştır.  

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

  • Binadaki enerji harcayan tüm sistemler, LEED tarafından belirtilen uluslararası devreye alma ve test (Commissioning) prosedürlerine uygun olarak denetlenmiştir. Gerek montaj gerek kullanım esnasında hedeflenen performans kriterlerine uygun olarak çalıştıkları denetlenen sistemler bu sayede hem arzu edilen performans ve konfor seviyesini sağlayacak, hem de gereksiz enerji harcamasını ve dolayısıyla operasyonel maliyeti en aza indirecektir.
  • Proje kapsamında kullanılan tüm servis sistemlerinde enerji verimliliğine önem verilmiştir. Aydınlatma armatürleri, ısıtma, soğutma, havalandırma ve aydınlatma - mekanik otomasyon tasarım ve seçimlerinde Amerikan enerji verimliliği standardı (ASHRAE 90.1.2010) gereklilikleri ön planda tutulmuştur ve bu standarda göre %20’nin üzerinde enerji tasarrufu sağlanmıştır.
  • Çatılarda yer alan PV paneller ile binaların yıllık enerji ihtiyacının en az %1’i kadar elektrik üretimi yapılacaktır.
  • Binadaki her türlü sistemin enerji sarfiyatları enerji analizörleri, kalorimetreler ve bunlara bağlı bina enerji takip sistemi vasıtasıyla gözlemlenecektir. Farklı sistemlerin enerji tüketimleri ayrı ayrı gözlemlenerek, işletme esnasında oluşabilecek sorunlar ve verimsizlikler anında tespit edilebilecektir.


MALZEME ve KAYNAKLAR

  • Binada kullanılan tüm inşaat malzemeleri sürdürülebilir ve çevre dostu özellikte olanları tercih edilmiştir.
  • Projede kat bazında geri dönüşüm noktaları oluşturulmuştur.
  • Binanın inşaatı sırasında çıkan atıkların büyük bir kısmı geri dönüşüme ve/veya geri kullanıma gönderilerek atık sahasına giden miktarlar önemli ölçüde azaltılmıştır. Bu kapsamda inşaat sürecinde çıkan tüm evsel atıklar, geri dönüştürülebilir atıklar düzenli olarak takip edilmiştir.


İÇ MEKAN KALİTESİ VE KULLANICI KONFORU

  • İç mekanların havalandırması için ASHRAE 62.1.2010 standardına uygun olarak gerekli tasarım kriterleri projeye entegre edilmiştir. Binaların içerisine verilen taze hava oranları ASHRAE 62.1.2010 standardının üzerinde tutularak, bina kullanıcılarının sağlıklı ve konforlu bir ortamda yaşamaları öngörülmüştür.
  • Şantiye sırasında mevcut binanın ortak alanlarının, kullanılmak üzere depolanan malzemelerin, havalandırma kanallarının korunması ve şantiyenin genel temizliğine yönelik önlemlerin alınması gibi konular düzenli saha ziyaretleriyle takip edilmiştir.
  • İç mekan termal konfor tasarımı ASHRAE 55 standardına uygun olarak yapılmıştır.
  • Bina tasarımında iç mekanda yerleşim yapılırken çalışma alanlarındaki kullanıcıların manzara görüşü dikkate alınmıştır.
  • Teknopark yapı tasarımlarında, gün ışığından yararlanma oranının maksimum düzeyde tutulması göz önünde bulundurulmuştur.